Aşkın tatlı yönünü bilen bilir ama onun bir de acı yönü vardır ki, romanları yazdıran, mecnun olduran, dağ deldiren bu aşk türüdür; karşılıksız aşk.
Karşılıksız aşk öyle birşeydir ki yaşayana hayatı zindan edebilir, ölümü çekici kılabilir. Aşkı hastalık olarak tanımlayanlar bu yüzden bu sonuca varmışlardır. Ve kurtulmak için çözüm yöntemlerini sıralamışlardır. Örneğin ünlü tıp bilgini İbni Sina, aşık olunan kişinin aşığın yanında kötülenmesiyle bu aşktan kurtulunabileceğini, ya da ancak evlilikle biteceğini söylemiştir.
Hemen aklınıza o soru gelmiş olmalı, evlilik aşkı öldürür mü? Siz cevabınızı düşünün biz konumuza dönelim.
Ama malesef günümüzde o yöntem pek işe yaramayabiliyor. Bana sorarsanız bu derdin ilacı da yoktur. Sadece teselli yöntemleri vardır.
Önce benim yöntemleri sıralayayım sizlere o zaman.
Öncelikle reddedilmenizin en büyük sebebi beğenilmemektir. Beğenilmemenin de iki yönü vardır. Fiziki ve ruhi. Benim ruhum güze diyorsanız biraz düşünün. Gözlemlerime göre ilk bakılan her zaman fiziki güzellik.
Çirkin misiniz? Reddedilme sebebiniz bu mu? Yapmanız gereken ağlamak sızlanmak değil. Çevreden gelebilecek yakışıklısın güzelsin palavralarına da inanmayın. Kabul edin. Çirkin olduğunuzu kabul edin ve rahatlayın.
Demokraside bir kavram vardır, eşitlik. Ben eşitliğe en çok inananlardanım. Allah kesinlikle her insanı eşit yaratmıştır. Ama bu eşitlik aklımıza ilk gelen anlamıyla ya da bizim anladığımız şekliyle değildir. Üniversiteden bir gerizekalı, kadınlarla erkeklerin eşit olduğunu söylediğimde bana şöyle bir eleştiri yapmıştı, kadınların neden göğüsleri var, neden güçsüzler...
Kastettiğimiz bu tür bir eşitlik değil. Herkesin görevleri ve sorumlulukları vardır. Eşitlik burdadır. Ayrıca herkesin zayıf yönleri ve güçlü yönleri vardır. Çirkin olan biri çok zeki olabilir. Ayakları olmayan biri dünyayı değiştirecek buluşlar yapabilir.
Dolayısıyla ne yapmıyoruz, çirkiniz diye hayata küsmüyoruz. çirkinsek çirkinlğimizi kabul ediyoruz ve güçlü yönlerimizi araştırıyoruz. Ve güçlerimizin üzerine gidiyoruz. Bu aşk anında pek de kolay olmayacaktır. Ama size vereceğim şu ipucunu en başta bilmeniz işinize yarayacaktır. Karşılıksız aşk kesinlikle geçicidir.
Bunu kesinlikle o poliyannacılıkla karıştırmamak gerek. Aslında her zaman bizden daha çirkin olan birilerini bilmek rahatlatıcı olabilir. Ama amacımız rahatlamak değil kurtulmak. Zira kendimizle başbaşa kaldığımızda aynı sorunlarla yüzleşmemiz kaçınılmaz. Dolayısıyla geçici rahatlamalar bizi rahatlatmaz.
İçimizde en ufak bir ümit bırakmıyoruz. Ümit insanlığa verilmiş en berbat hediyedir. Ona kavuşma hayallerini ateşe atıp yakıyoruz. Ona yazdığımız o saçma şiirleri, onun için kuruttuğumuz gülleri çiçekleri... Herşeyi. Ona ait ne varsa. Bu ilerde pişmanlık verici bir hareket gibi görünse de kurtulmanın tek yoludur.
Ve iyi olduğumuz alanda başarılı olmak. Bu uzun vadede inanılmaz bir değişimdir. Bir alanda başarılı olduğunuzda yanınızda ondan çok daha güzellerini bulacaksınız. Hoş bu sizi rahatlatmayacak, siz sadece sizi seven birilerini arayacaksınız ama en azından birilerinin sizi sevebilme ihtimalini hissedeceksiniz. Ki bu size verilecek en son öğüttür.
Evet, çivi çiviyi söker felsefesi burada işe yarayacak. Sizi gerçekten birini seven başka birini bulduğunuzda acılarınız tamamen bitecek ve dertlerinizden dolayısıyla karşılıksız aşkın ıztırabından kurtulacaksınız.
Tabii bunlar benim düşüncelerim. Bir de genel geçer yargılar var. Bunlar daha çok teselli niteliğinden öteye gidemeyen tavsiyeler bence. Ama insan her zaman farklıdır ve farklı yöntemleden şifa bulabilir. (aşk doktoru gibi konuştum anasını sataym:)
Bir sonraki güncelleme de başkalarının tavsiyelerini maddeler halinde yazacağım.
- Onun size karşı sizinle aynı duyguları beslemediğini kabul edin. Onun sizi bir gün sevebileceği ihtimalini unutmazsanız yol alamazsanız.
- Sizi neden sevmediğinin sebeblerini anlamaya çalışın. Bu bu olayı geçmişe gömerek iyileşmenize yardım edecektir.
- Poitif olumlu bir duruş sergileyin. Bu durumun sizin sizi seven birinin olabileceği gerçeğini unutturmasına izin vermeyin.
- Onunla aklınızı meşgul etmeyin. Arkadaşlarınızla ailenizle ve sizi seven kişilerle daha çok vakit geçirin.
- Sizi meşgul edecek birşeyler bulun, hobinize vakit ayırın eğer yoksa bir tane hobi edinin.
- Geleceğe odaklanın, geçmişte yaşamayı bırakın. Geleceğinize odaklanmak onu kafanızdan uzaklaştıracaktır.
- İyi ve güzel taraflarınıza odaklanın. Birinin sizi sevmememesi sizin iyi özellikler taşımadığınız anlamına gelmez.
- Hemen başkasıyla çıkmaya çalışmayın, bu sizin onu sürekli hatırlamanızı sağlar ve ayrıca kalbiniz başkasına aitken bir başkasıyla ilginelmek gerçekten iğrenç birşeydir.